4 Ağustos 2011 Perşembe

sanat,

beni bana anlatma biçimidir.
beni sana anlatma biçimidir.
beni kendime saklama biçimidir.
kalabalıklardan kaçma biçimidir.
derdimi onca insana anlatma biçimidir.

sanat; sanat için midir, yoksa halk için mi?
kimileri için yaşamanın başka bir formatıdır.
ama kimse görmez sanatın içindeki gerçeği,

sana't.

ben kendimi, derdimi sana anlatmak için türlü kelimeler üretiyorsam, tüketiyorsam bu önce senin içindir, senin sayendedir.

halk içindir.

ya anlatmak istediğini anlamayan bir halk içindir, ya yanlış anlayan bir halk içindir ya da gözlerini sıkıca kapatıp görmek istemeyen bir halk içindir.

kimse anlaşılmamayı göze alamaz. göze alanlar vardır elbet, kendi karmaşıklıklarının dışavurumudur sanatları. yazarlar, çizerle, boyarlar. ancak biri sormayagörsün; hemen başlarlar açmaya, açıklamaya.

herkes kendini anlatma derdindedir.
herkes birbirini anlama yarışı içindedir.

ben bu yarışta kaçıncıyım?
ya da sence sen ipi göğüsler misin?

1 Ağustos 2011 Pazartesi

gün geçtikçe heyecanlanıyor, seviniyor, meraklanıyor ve aynı zamanda korkuyorum.
an geçtikçe yapacak daha fazla şeyim olduğunun farkına varıyorum.
hayatım hakkında hemen karar vermem gerektiği hakkında kendime baskı yapıyor, düşünüyor, çeşitli planlar yapıyor, çıkmaza girince "amaaaan bakalım zaman neler gösterecek" diye bir çıkış yolu buluveriyorum.

tanrım ben amerikaya gidiyorum!
hemmen planlar yapmalıyım!