18 Haziran 2011 Cumartesi

Bayım, siz hiç 'acı'dınız mı?

“Gözlerimi masmavi denizden yüzüne çevirince gözlerinle karşılaşınca hissettiğim heyecan bir tepeden kendini buz gibi boşluğa bırakınca hissedilen heyecanla eşdeğer gibi “ dedim.

Gözlerimi kapattım. Dudaklarını saçlarımda hissettim. Kokusunu içime çektim. Oksijeni tüm vücudumda hissettim.k kalp atışlarımın deli ritmini duymasından korkuyordum. Etrafımdaki onca insana aldırmadan iyice sokuldum sıcaklığına.

İnsanı sağır edecek o gürültüde ben onun sesini gayet net duyuyordum da hiç susmasın istiyordum. Sonra yüzü asıldı. Elimi bıraktı. O ara kim hangi şarkıyı söylüyordu bilmiyorum. Yüzüne baktım, gözlerime bakmadı. Zoraki gülümsedi. Benden uzaklaştı. Bedenini sarsıp kendine getirebileceğim uzaklıktaydı aslında. “Bak ben buradayım” diye bağırabilirdim. “Düşünme artık onu, bak ben yanındayım. Her zaman öyle olacak gibi bu. Bir gün sonra da 3 yıl sonra da...”

Dediklerimi duymuş gibi yüzüme bakıp gülümsedi. Elimi yakaladı sıcaklığıyla. Mayıstı ama hava dondurucuydu. Elim elindeydi ya, ben ateştim.

Birbirimize giderek tutuluyor gibiydik. Hem şarkı da bitmişti. Gülümsedim. Onu hiç bırakmayacaktım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder