"unuttum" sözcüğü kadar unutamadığını apaçık belli eden bir şey yok.
bir de finallerim var, kafam çok meşgul.
bir an önce ağustos olsun.
29 Mayıs 2011 Pazar
24 Mayıs 2011 Salı
yağmur
'bu kentte her yağmur kendine ağlar.'
*
Bir Adın Kalmalı
bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi geceleri,
koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
Tanpınar
a aa yağmurlar dinmiş, güneş gözlerimizi kamaştırıyor.
21 Mayıs 2011 Cumartesi
.
Eğer bir şeyler karalamayı becerebilen biriyseniz, hayatınıza giren her özel insan sizden onu yazmanızı anlatmanızı ister. Ama bilmez ki yazılanlar aslında en çok iz bırakanlar, en çok acıtanlardır. O seni anlatırken aslında kelimeleriyle sırtına binbir bıçak saplar, seni yavaşça öldürür içinde; farkına varmaz yazının başrolünü oynayan. Çünkü o başrollere alışmıştır değil mi? Hep bir adım öndedir, hep her şeyi önce yaşayan, önce tüketen, önce bitirendir. Üstünden artıkları silkeler ve sofradan kalkar, arta kalanları/ arda kalanları ezer, üzerine bir bardak su içer ki tadı damağında kalmasın.
o arda kalan, arta kalanları kelimelere döker, diğeri okur, kendine pay çıkarır, gururlanır, altında binbir anlam arar. Kavrayamaz ki o kelimeleri sindirmek zordur. Ama dudağından onun öpüşü mükemmel bir şekilde silinip atılır bir başkasının öpüşüyle. Teninden dokunuşunu kazımak kolaydır bir diğerinin dokunuşuyla. Ama cümleler, melodiler, sesler; işte onlar silinmesi en zor olanlardır.
Bir de bazı yazarlar vardır, kimseleri layık görmez yazılarına. 'O'nu yazmak demek sobelenmek gibidir. Ama gizmeli yazarın saklandığı yerden çıkmaya hiç niyeti yoktur. Kendi hayatının başrolünü başkalarına kaptırmayı aklından dahi geçirmez. Ama gözleri de hep yerdedir, hayır kaybettiğini bulmak için değil; kaybolmak için..
O, bu, şudur ama yazmak en iyi acıtma biçimidir.
o arda kalan, arta kalanları kelimelere döker, diğeri okur, kendine pay çıkarır, gururlanır, altında binbir anlam arar. Kavrayamaz ki o kelimeleri sindirmek zordur. Ama dudağından onun öpüşü mükemmel bir şekilde silinip atılır bir başkasının öpüşüyle. Teninden dokunuşunu kazımak kolaydır bir diğerinin dokunuşuyla. Ama cümleler, melodiler, sesler; işte onlar silinmesi en zor olanlardır.
Bir de bazı yazarlar vardır, kimseleri layık görmez yazılarına. 'O'nu yazmak demek sobelenmek gibidir. Ama gizmeli yazarın saklandığı yerden çıkmaya hiç niyeti yoktur. Kendi hayatının başrolünü başkalarına kaptırmayı aklından dahi geçirmez. Ama gözleri de hep yerdedir, hayır kaybettiğini bulmak için değil; kaybolmak için..
O, bu, şudur ama yazmak en iyi acıtma biçimidir.
üşüşlenmeler*
aslında her şeye gücü olan fakat acizmiş numarası yapan insanları hiç sevmem.tam da şu an rolünü yaptığım gibi.dışardan bakınca acı çekmek çok fiyakalı görünüyor ama, inan.
sanırım bloğuma geri döndüm.ama üşengeçlikten tee bir buçuk yıl önce yazdığım saçma şeyleri silmeye üşendim.umarım bu heves yine kısa sürede noktalanmaz.
nokta demişken, ben virgülleri çok severim.ama bazen haddini aşan virgüller olur, kuyruğunu kestirip atar, noktamı koyarım.
senin sıran ne zaman gelecek?
sanırım bloğuma geri döndüm.ama üşengeçlikten tee bir buçuk yıl önce yazdığım saçma şeyleri silmeye üşendim.umarım bu heves yine kısa sürede noktalanmaz.
nokta demişken, ben virgülleri çok severim.ama bazen haddini aşan virgüller olur, kuyruğunu kestirip atar, noktamı koyarım.
senin sıran ne zaman gelecek?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)